04-07-2009, Saat: 3:02
(Son Düzenleme: 23-10-2018, Saat: 0:49, Düzenleyen: kıday baksı.)
Joseon / 조선
Joseon (Temmuz 1392 - Agustos 1910), Taejo Yi Seong-gye tarafından kurulmuş, modern Kore'nin bulunduğu yerde yaklaşık beş yüzyıl boyunca hüküm sürmüş bağımsız bir devletti. Goryeo Krallığı'nın yenilmesi sonucunda bugün Kuzey Kore sınırları içinde yer alan Kaesong sehrinde kurulmuştu. İlk başlarda Kore, yeniden adlandırılmış ve baskent, günümüzdeki Seul'e taşınmıştır. Krallığın doğal sınırları en kuzeydeki Amnok ve Duman nehirlerine kadar genislemiştir. Joseon, Kore tarihinde son krallık ve daha sonraları imparatorluk olarak yer almıştır. En uzun Konfüçyüsçü hükümdarlığın yasandığı hanedanlıktır. 1897'de Kore İmparatorluğu'nun ilan edilmesiyle hanedanlık 1910'daki Japon İsgali ile son bulmuştur.
Becerikli askeri stratejist olan ve aslında Japon korsanların (Wokou)' yarımadaya, Yi Seong-gye'ye veya Kral Taejo'ya karşı yagma girişiminde bulunanları geri püskürterek kendini gösteren Jeonju Boyu'ndan Yi, Goryeo Kralı Woo'ya karşı askeri bir darbe yapmış ve onu tahttan indirdikten iki yıl sonra Goryeo Kralı Gongyang'ı zehirlemiştir. Akabinde tahta çıkmıştır. 1394'te baskenti Gaegyong (Günümüzdeki Gaeseong)'dan Hangseong (Günümüzdeki Seul)'a taşımış ve Gyeongbuk Sarayı'nı inşa ettirmiştir.
Kral Taejo'dan itibaren kralların soyunun modern çağa kadar devamlı olarak ataerkil düzen içinde sürmesi sağlanmıştır. Yungheui İmparatoru olan son hükümdar Sunjong, 1910'da mevkisinin başı olarak rütbesini düşürmüştür. Joseon Hanedalığı'nın yaşayan soyu bugün aslında Sunjong'un genç erkek kardeşleri Yeongchinwang (Veliaht Prens Euimin) ve Uichinwang (Prens Ui)'dir.
Saltanat boyunca Joseon, Konfüçyüs idealinin ve öğretilerinin Kore toplumuna yerleştirdi, Çin Kültürü'nü getirip benimsedi ve Klasik Kore kültürü, ticareti, bilimi, edebiyatı ve teknolojisi zirveye ulaştı. Böylece Kore'ye hükmetmeyi mutlak olarak sağladı. Ancak 16. yüzyıl sonu ve 17. yüzyıl başlarında komşuları Japonya ve Qing Hanedanlığı'nın neredeyse yarımadayı istila edecek kadar sık akınları ve en önemlisi Vahşi Krallık olarak bilinmeye başlanan ülkelere izlediği izolasyon politikası hanedanlığı ciddi bir sekilde zayıflattı. Bununla birlikte 18. yüzyılın sonuna gelinirken krallık izolasyon boyunca daha fazla zayıflamaya başladı ve iç sorunlarla, güç savaşlarıyla, uluslararası baskılarla ve içerideki isyanlarla yüz yüze kalan Joseon Hanedanlığı 19. yüzyılın sonunda iyice zayıfladı. 1895 yılında Joseon Hanedanlığı, Japonya'nın zaferiyle sonuçlanan Birinci Çin - Japon Savaşı'nın ardından Shimonoseki Antlaşması'yla Qing Hanedanlığı'ndan bağımmsızlığını belgemek zorundaydı. 1897'den 1910'a kadar Kore, Qing Hanedanlığı'na bağımlılığını geçersiz olduktan sonra resmen Kore İmparatorluğu olarak bilinmeye başladı. Japon İmparatorluğu'nun uygulattığı Japon - Kore İlhak Antlaşması'yla Joseon Hanedanlığı, 1910'da sona erdi.
Joseon, Kore'nin modern yüzüne çok önemli bir miras bıraktı; modern Kore'nin sahip olduğu birçok görgü kuralı, kültürel normlar, güncel sorunlara toplumsal duruş ve hatta modern Kore dili ve diyalektiğinin kökeninin geleneksel düşünce yapısının bir örneği olarak bu dönemde ortaya çıkmıştır.
TARİHİ
Kuruluşu
14. yüzyılın sonlarında 918'de Wang Geon tarafından kurulmuş olan Goryeo Hanedanlığı'nın temelleri, yıllardır süren savaşlar ve parçalanan Moğol İmparatorluğu'nun fiili isgaliyle çöküntüye uğramıştır. Goryeo'nun meşruluğu, saray içinde gittikçe tartışmalı bir sorun oluyordu. Hanedanlık, krallığı yönetmede başarılı olamıyordu; ancak Yuan Hanedanlığı nesliyle yapılan mecburi evlilikler ve çok sayıdaki aile bölümlerinin rekabeti bahane ediliyordu. (Hatta Kral U'nun annesinin halk tabakasından olduğu bilinmektedir, böylece Kral Gongmin'den bu yana soyunda anlaşmazlıklara neden oluyordu). Krallıktaki güçlü aristokratlar, generaller ve hatta başbakanlar, kraliyetin kayırmalar yaparak yönetime hakim olmalarına karşı mücadele ettiler, sonuçta bu durum birçok faktör arasında ciddi fikir ayrılıklarına neden oluyordu. Sürekli artan sayıdaki Japon korsan (Wokou) akınları ve Kızıl Türban İsyanı'yla kraliyet sarayına egemen olmak için gelen reform yanlısı Sinjin aristokrasisiyle muhalif Gwonmun aristokrasinin yönetim mücadelesi yanında; aslında yabancı tehditleri geri püskürten, Yi Seong-gye adındaki yetenekli general ve rakibi Cheo Yeong'du.
Hongwu İmparatoru Zhu Yuanzhang'ın yönetimindeki Ming Hanedanlığı'nın ardından Goryeo; General Yi'nin liderlik ettiği grup (Ming Hanedanlığı'nı destekleyenler) ve General Choe'nin ordugâh grubu (Yuan Hanedanlığı'nı destekleyenler) olarak ikiye ayrıldı. 1388'de Ming'den bir ulak Goryeo'ya geldiğinde (14. yüzyıl Kral U dönemi) Goryeo'nun kuzeyindeki toprağının önemli bir bölümünü geri istedi. General Choe, Liaodong Yarımadası'nın istilasını kanıtlamak için bir sans yakalamıştı. (Goryeo, eski krallık Goguryeo'nun halefi olduğunu iddia etmişti, bu şekilde tarih boyunca Kore'nin bir bölümü olan Mançurya'nın iadesi dış politikanın bir parçasıydı). İsyanı yönetmesi için seçilen Yi'ye sadakatle karşı çıkıldı; ancak Yalu Nehri'ndeki Wuihwa Adası'nda isyan etti ve Goryeo'nun başkenti Gaegyeong (bugünki Gaeseong)'a giderek Kral U'yu oğlu Kral Chang'ın (1388) yardımıyla başlattığı darbeyle General Choe ve yandalarını kurtardı. Krallığının adını zorla Yo olarak değistirdikten sonra Kral U ve oğlunu öldürdü (Bu olaydan sonra Kral Gongyang oldu). Dolaylı yoldan kraliyet sarayını kukla kralla elinde tuttu. Yi, o süre içinde kendisinin Sinjin aristokrasisiyle Jeong Do-jon ve Jo Jun olarak dostluğunu ilerletti. Yaptığı ilk işlerden birisi Gwajeon Yasası'ndan fiili olarak Goryeo'nun başkomutanlığını geçirerek toprak zenginlerinin ve muhafazakar Gwonmun aristokratların topraklarına el koyup Sinjin kampında Yi'nin destekleyicileri arasında paylaştırdı. 1392'de (Kral Gongyang'ın 4. yılında), Yi'nin beşinci oğlu Yi Bang-won, Jeong Mong-ju adındaki eski hanedanlığı destekleyen önemli bir aristokratı kendi tarafina çekerek yeni saltanata bağlılık yemini etti ve Jo Yeong-gyu'nun da dahil olduğu beş suikastçiyle Gaegyeong yakınındaki Seonjouk Köprüsü'nde öldürdü. Böylece Yi Seonggye'nin yönetiminden bir kişiyi eksiltmiş oldu. Aynı yil Yi, Kral Gongyang'i tahttan indirerek Wonju'ya sürgüne gönderdi ve tahta çıktı. Yaklaşık 500 yıldır hüküm süren Goryeo Hanedanlığı sona ermiş oldu.
İlk Anlasmazlıklar
Kral Taejo'nun, oğullarını doğuran iki eşi vardı. İlk eşi Kraliçe Sinui, Goryeo'yu devirme girişiminde bulunarak kendisinden önce ölmüş ancak; 6 erkek evlat dünyaya getirmişti. Taejo'ya 2 erkek evlat veren diğer eşi Kraliçe Sindeok da tahta yükselmeye çalışmıştı. Yeni hanedanlık resmen kurulduğu ve ilan edildiği zaman Taejo, halefi olacak oğlunu yetiştirmişti. Bununla beraber Taejo'nun Kraliçe Sineui'den olan beşinci oğlu Yi Bang-won, babasının yükselişine en çok katkıda bulunmuş; aynı zamanda babasının saraydaki iki dostu olan Başbakan Jeong Do-jeon ve Nam Eun'a karşı derin bir kin barındırmaktaydı. Her iki taraf aralarındaki ortak düşmanlıklarının farkındaydı. Yi Bang-won'un tahtı en çok hak eden halef olması açığa çıkınca Jeong Do-jeon kral üzerindeki nüfusunu kullanarak Kral Taejo'nun en çok sevdiği diğer oğlunun halef olmasının en akıllıca seçim olacağı konusunda kralı ikna etti. 1392'de Kral Taejo'nun sekizinci oğlu (Kraliçe Sindeok'tan ikinci oğlu), Büyük Prens Uian (Yi Bang-seok)'in Kraliyet Prensi, Halef olması kararlaştırıldı. Kraliçenin ani ölümü ve Kral Taejo'nun ikinci eşinin yasını tuttuğu sırada, Jeong Do-jeon saraydaki yerini sağlamlaştırmak için Yi Bang-won ve kardeşlerini öldürmek için komplo kurdu. Bu planın duyulması üzerine Yi Bang-won 1398'de isyan çıkararak sarayı bastı. Jeong Do-jeon ile onun yandaşlarıyla beraber Kraliçe Sindeok'un iki oğlunu öldürdü. Bu olay Prenslerin İlk Çekismesi olarak bilinmeye başlandı.
Oğullarının veliaht olabilmek için birbirlerini öldürmeleri ve ikinci eşinin ölümü Kral Taejo'yu psikolojik olarak bitkin düşürmesinden dolayı tacını, Kral Jeongjong olan ikinci oğlu Yi Bang-gwa'ya vermiştir. Daha sonra kuzeydeki Hamhung şehrine gitmiştir. Kral Jeongjong'un hükümdar olarak yaptığı ilk işlerden biri çok daha huzurlu olduğuna inandığı Gaeseong'u yeniden başkent yapmaktı. Bu arada Yi Bang-won, az da olsa erkek kardeşinin tahta oturması gerçeğiyle hayal kırıklığına uğradı, Kraliyet Varisi'nin Erkek Kardeii Prens olarak gösterilmeye başlandı. Ancak Taejo'nun güce kavuşmak isteyen dördüncü oğlu Yi Bang-gan, Yi Bang-won'un planlarına karşı çıktı. 1400'deki gerilimde Yi Bang-won'un grubuyla Yi Bang-gan'ın ordugâhının büyük bir savaşı kışkırtması Prenslerin İkinci Çekişmesi olarak bilinmektedir. Bu savaştan sonra yenilen Yi Bang-gan Tosan'a sürgüne gönderilirken, kendisini savasa kışkırtanları Yi Bang-won idam ettirmiştir. İyiden iyiye gözdağı verince, Kral Jeongjong Yi Bang-won'u olası varis olarak yetkilendirerek tahttan çekildi. Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.
Gücün Birleştirilmesi
Taejong'un hükümdarlığınpn başlarında, Önceki Ulu Kral Taejo herhangi bir kralın buyruğunun meşruluğunu ifade eden kraliyet mührünü bırakmayı reddetti. Taejong, zekasını ve dürüstlüğünü kanıtlayacağına inandığı politikalarla ülkeyi yönetmeye başladı. Kral olarak yaptığı ilk işlerden biri hükümetin üst kademedelerindeki kişilerin sürdükleri sefayı ve özel ordular üzerindeki soylular yönetimini durdurmaktı. Bağımsız kuvvetlerin haklarını elinden alarak olası büyük ölçekli ayaklanmaları önlemek amacıyla fiilen dağıtarak güçlerini azalttı ve ulusal ordunun sayısını etkili bir biçimde artırdı. Taejong'un kral olarak diğer yaptığı iş ise, toprak sahiplerinin vergilendirilmesi yasasını yeniden düzenleyip kayıt altına almaktı. Önceleri kapalı toprağın keşfiyle, milli gelir çift kayıtla artırıldı.
1399'da Taejong, Goryeo Hanedanlığı yönetiminin zayıfladığı yıllarda sarayın gücünü kullanarak tekel yarattığı Dopyeong Meclisi'ni dağıtmak için kilit bir rol oynadı ve merkezi yönetimin yeni bir şubesi gibi kralın ve onun emirleri çevresinde olusan Joseon Devlet Konseyi'ni destekledi. Geçen bu belgeleme ve vergilendirme yasasından sonra Kral Taejong, tüm kararların Euijeong Bölümü'nden geçerek kralin kararından sonra yürürlüğe girebileceği yeni bir emir yayınladı. Bu, saray bakanları ve danışmanlarının kendi aralarında tartışıp karar almaları ve kralın sadece bir seyirci olması geleneğini bitirdi ve böylece Kore'nin asıl yönetiminde kraliyet gücünü zirveye yerleştirdi. Kısa bir süre sonra Kral Taejong, hükümet görevlileri veya aristokratlar tarafından sömürüldüklerini ya da adaletsizliklere maruz kalanların haklarını araması için "Sinmun" adında bir hükümet birimini kurdu.
1418 Ağustos'unda Taejong'un tahtı bırakmasından 2 ay önce Sejong tahta çıktı. 1419 Mayıs'ında Kral Sejong, babası Taejong'un tavsisyesi ve yardımıyla Japon korsanları Tsushima'dan temizlemek için Gihae Dogu Seferi'ne koyuldu. Tsushima Daimyo'su (Tsushima Lordu) Sadamori, Joseon sarayına teslim oldu. 1443'te imzalanan Gyehae Antlaşması'yla Tsushima Lordu, Joseon Kralı'nı tanıyıp ona itaat etti. Buna karşılık Joseon sarayı, Sõ kabilesini Japonya ve Kore arasındaki ticaretle ilgili ayrıcalıklı haklar vererek ödüllendirdi.
Sejong, halkını Mançurya'da yaşayan düsman Çinli ve Mançuryalı göçebelerden korumak için kuzey sınırında dört kale ve altı garnizon (hangul: 사군육진 hanja: 四郡六鎭) kurmuştur. 1433'te Sejong, ünlü general Kim Jong-seo'yu Mançuları bozguna uğratması için kuzeye gönderdi. Kim'in askeri seferiyle birkaç kaleyi ele geçirerek kuzeyi bastırdı ve Kore topraklarini asagi yukari bugünkü Kuzey Kore ve Çin sinirini olusturacak sekilde düzenledi.
Sejong'un hükümdarligi boyunca Kore, doga bilimleri, tarim, edebiyat ve geleneksel tip gibi alanlarda teknolojik gelismeleri gördü. Basarilarindan dolayi "Büyük Kral Sejong" olarak sereflendirildi. Kral Sejong'un en büyük katkisi 1443'te Kore alfebesini (Hangeul) yaratmasidir. Hanja ve Hanmun'un günlük yazim olarak kullanilmasi 20. yüzyilin ikinci yarisinda yavas yavas sona erdi.
Ilk Japon Akinlari
Kore tarihinin basindan beri karada ve denizde sik sik korsan saldirilari vardi. Korelilerin tek amaci, Wokou korsanlarina karsi deniz ticaretini emniyete almakti. Kore donanmasi barut teknolojilerinin ileri türde olanlarini korsanlara karsi kullandi.
Japon Akinlari (1592-1598) boyunca Japon yerel diktatör Toyotomi Hideyoshi, Portekiz silahlariyla Çin'in Ming Hanedanligi'ni fethetmenin hirsiyla bölgesel lordlari ve askerleriyle 1592 ve 1597'de Kore'yi istila etti. Joseon sarayindaki ayrilikçi görüsler, Japon askeri yeteneginin degerlendirilmesindeki yetersizlik ve Joseon'un basarisiz diplomasi girisimleri bu sonucu hazirladi. Avrupali silahlarin kullanimiyla Japonlar yarimadanin en güneyini, Pyeongyang ve Hanseong (bugünkü Seul)'la birlikte ele geçirdi. Joseon Hanedanligi Vakayinamesi'ne göre Japonlarin, Koreli asilerle birleserek Gyeongbokgung sarayi ve köle kayitlarinin tutuldugu ambarlari yaktigindan bahsedilmektedir.
Yerel direnislerin Japon ilerleyisini yavaslatmasinin yaninda Amiral Yi Sun-sin'in Japon tedarik hattini siddetle engelleyip sonuç getiren zaferler elde etmesi deniz yollarini Korelilerin eline geçirmistir. Üstelik Ming hanedanligi Koreliler tarafinda yer alarak 1593'te büyük bir kuvvet göndermis ve Korelilerle birlikte Japonlari geri püskürtmüstür. Savas sirasinda Koreliler, güçlü atesli silahlar ile yüksek kaliteli barut ve kaplumbaga gemilerini gelistirmislerdir. Joseon ve Ming kuvvetleri Japonlara agir bir bedel ödetmislerdir. Savastan sonra Kore ve Japonya arasindaki iliskiler bütünüyle askiya alinmistir.
Mançu Akinlari
Savastan sonra Kore kralligi gittikçe izolasyonist olmaya basladi. Hükümdarlari yabanci ülkelerle sinirli iliski içinde olmalari gerektigini gördü. Üstelik Ming Hanedanligi, yeni Qing Hanedanligi'nin kurulusuna götüren Kore'nin Japonya'ya karsi olan savastan dolayi kismen zayifladi. Koreliler karsilikli sinir trafigini daha fazla kontrol etmeyi ve Ming'in yikilisina neden olan Mançu'nun önceden yarattigi kargasayi durdurmak için daha siki sinirlarin kurulmasini kararlastirdi.
Kore, 1627 ve 1637'de Mançular tarafindan iki akina maruz kaldi. Kore, Mançulara teslim oldu ve bu esnada iki yönlü ticaret misyonlarini içermesine ek olarak yeni Qing Hanedanligi imparatorlarina hanedanligin himayesi altindaki bir devlet olarak vergi ödemeyi kabul etti. Qing hükümdarlari Çin topraklarinda yabanci ticaret bölgelerinin kurulmasini geçersiz kilan bir dis politika karari aldi. Bu politika Macau'ya yabanci Canton Fabrikalari'nin geleneksel antrepo varligini sinirladi. Antrepolar yabanci gümüs karsiliginda Çin ipekleri önemli ticaret ürünü olarak kullanildi. Yapilan anlasma yabancilarin nüfuzlarini sinirlayaci daha istikrarsiz kuzey bölgesini özenli bir düzenlemeyle birakarak yabanci ticareti Çin'in güney eyaletlerine sevk etti. Bu karar Kore'nin ana ticari ortagi olan Çin'in olmasindan bu yana Kore'yi etkiledi.
Son Joseon Dönemi
Mançurya'dan gelen akinlardan sonra Joseon yaklasik 200 yil baris dönemi yasadi. Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanliginda yeni bir reforma önderlik ettiler. Kral Sukjong ve oglu Kral Yeongjo ayrilikçi politik görüslerden ortaya çikan sonuçlarla problemleri çözmeyi denediler. Tangpyeong'un politikasi ise taraflarin çekismelerini uygulamada dondurmakti. Yeongjo'nun torunu Kral Jeongjo, hükümdarliginin basindan sonuna kadar birçok reform yapti. Özellikle kraliyet kütüphanesi Kyujanggak'i insa etti. Amaci Joseon'un kültürel ve politik durumunu ilerletmek ve ülkeyi yetenekli memurlarla yönetmekti. Kral Jeongjo ayrica yeni sosyal inisiyatiflere öncülük ederek önceden sosyal statüleri yüzünden yasaklanmis olanlara yeni yönetim pozisyonlari açti. Kral Jeongjo'nun birçok Silhak bilginine yardim etmesine ilaveten Silhak bilginleri de Jeongjo'nun kraliyet gücünü desteklemislerdir. Kral Jeongjo'nun saltanati Joseon'un popüler kültürünün kalkinmasini ve daha ileri gelisimini görmüstür.
1863'te Kral Gojong tahta çikmistir. Babasi Kral Naibi Heungseon Daewongun, Gojong'un yetiskinligine erisinceye kadar yerine hükümdarlik etmistir. 1860'larin ortalari süresince, 1866'da dogrudan Kore'ye yapilan Fransiz Seferi'ne karsi izolasyonizm ile yerel ve yabanci Katoliklere zulüm yanlisi bir politikayi temel almisti. Saltanatinin ilk yillarinda saray otoritesinin merkezi olan ve büyük ölçüde köhnelesmis Gyeongbok Sarayi'nin büyük bir çabayla restore edilmesine taniklik etmistir. Heungseon Daewongun'un saltanati boyunca ayrilikçi görüsler ve Andong Kim boyu tarafindan elde edilen güç tamamen ortadan kalkmisti.
1873'te Kral Gojong, kraliyeti dogrudan dogruya yönettigini ilan etmistir. Heungseon Daewongun'un emekliliginden sonra Kraliçe Min (sonralari Imparatoriçe Myeongseong olarak hitap edilen) sarayin kontrolünü elde ederek ailesini yüksek saray mevkilerine yerlestirmistir.
Çöküs
19. yüzyilda Qing Hanedanligi ve Japonya arasinda tirmanan gerilim 1. Çin-Japon Savasi (1894-1895) ile sonuçlandi. Savasin büyük bir kismi Kore yarimadasinda gerçeklesti. Japonya, Meiji Restorasyonu'ndan sonra Bati'nin askeri teknolojisini elde ederek 1876'da Joseon'la Ganghwa Antlasmasi imzalamak zorunda kaldi.
Birçok Koreli, Japonlarla topraklarindaki yabanci etkisini ve Joseon Hanedanligi'nin zalimce yönetimini hor görmüstür. 11 Ocak 1894'te Go-bu savasinda hükümet kuvvetleri köylü lider Jeon Bong-jun tarafindan bozguna ugratildi ve savastan sonra Jo'nun arazileri köylülere dagitildi. Bu arada Joseon yönetimi ordusu Jeonju'ya hücum etti ve Joseon hükümeti ile köylü ordusu anlasma yapti. Bununla birlikte Joseon yönetimi Qing Hanedanligi yönetiminden isyani sona erdirmek için acilen yardim talep etti. Japonlara haber verildikten sonra Tientsin Toplantisi'na göre Qing askerlerini Kore'ye gönderdi. Böylece 1. Çin-Japon Savasi çikmis oldu.
Imparatoriçe Kore'de Japon müdahalesine karsi koymaya kalkisti ve destek aramak için Rusya ya da Çin'e dönmeyi düsünüyordu. 1895'te Imparatoriçe Myeongseong (Kraliçe Min olarak da söz edilir) Japon ajanlar tarafindan öldürüldü. Kore'deki Japon bakan Miura Goro, bu suikasti planlamisti. Hullyeondae Ordusu'yla beraber bir grup Japon ajan da Imparatoriçe Myeongseong'un öldürülüp sarayin kuzey kanadinda bedenini yakildigi ve himayelerindeki Seul'deki Kraliyet sarayina girdi.
1894'te Çin'in yenilgisiyle sonuçlanan savas Çin ile Japonya arasinda Shimonoseki Antlasmasi'yla sonuçlandi ki; bu antlasma Kore'nin Çin'den bagimsizligini da resmen garanti ediyordu. Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi. Joseon sarayi, daha büyük otoritelerin baskisiyla ulusal bütünlügü yeniden güçlendirmesi gerektigini hissetti ve 1897'de Kore Imparatorlugu'nu ilan etti. Imparator Gojong Kore'nin bagimsizligini göstermek için bu ünvani üstlendi. Üstelik Rusya gibi Japonlari kovan diger yabanci güçler askeri teknolojiyi amaçladi. 1897'de imparatorlugun resmi adinin degismesi Joseon döneminin bitisini gösteriyordu; ancak Japon müdahalesine ragmen Joseon Hanedanligi hala hükümdarlik edecekti.
Karmasik manevralar ve karsi manevralar sirasinda Japonya, 1905'teki Port Arthur Savasi'nda Rus filosunu def etti. 1904-1905 Rus-Japon Savasi, Portsmouth Antlasmasi'yla son buldu ve böylece Japonya'nin Kore'yi ele geçirmesine açik hale geldi. 1905'te Eulsa Antlasmasi'nin imzalanmasindan sonra Kore, Japonya'nin himayesine girdi. 1909'da Harbin'deki tren istasyonunda Kore bagimsizlik gönüllüsü An Jung-geun tarafindan öldürülmesine ragmen Ito Hirobumi Kore'nin ilk yerlesik-generaliydi. 1910'da birçok Koreli istilaya karsi çiktiysa da Japon Imparatorlugu Kore'yi zorla isgal etti.
Kaynak / Source
English
Joseon / 조선
Joseon (July 1392 – August 1910) (also Chosŏn, Choson, Chosun), was a Korean state founded by Taejo Yi Seong-gye that lasted for approximately five centuries. It was founded in the aftermath of the overthrow of the Goryeo Empire at what is today the city of Kaesong. Early on, Korea was retitled and the capital was relocated to modern-day Seoul and the kingdom's northernmost borders were expanded to the natural boundaries at the Amnok and Duman rivers (through the subjugation of the Jurchens). Joseon was the last royal and later imperial dynasty of Korean history. It was the longest ruling Confucian dynasty.
During its reign, Joseon consolidated its absolute rule over Korea, encouraged the entrenchment of Confucian ideals and doctrines in Korean society, imported and adopted Chinese culture, and saw the height of classical Korean culture, trade, science, literature, and technology. However, the dynasty was severely weakened during the late 16th and early 17th centuries, when successive invasions by the neighboring Japan and Qing China virtually overran the peninsula, leading to the kingdom becoming a Qing vassal state (屬國 shuguo) in 1636 and to an increasingly harsh isolationist policy for which the country became known as the Hermit Kingdom. However, whatever power the kingdom recovered during its isolation further waned as the 18th century came to a close, and faced with internal strife, power struggles, international pressure and rebellions at home, the Joseon Dynasty declined rapidly in the late 19th century. In 1895, The Joseon Dynasty was forced to write a document of independence from the Qing Dynasty after the Japanese victory in the First Sino-Japanese War and its peace treaty, the Treaty of Shimonoseki. From 1897 to 1910, Korea was formally known as the Korean Empire to signify a sovereign nation no longer a tributary of the Qing Dynasty. The Joseon Dynasty came to an end in 1910, when the Japan-Korea Annexation Treaty was enforced by the Empire of Japan.
The Joseon's rule has left a substantial legacy on the modern face of Korea; much of modern Korean etiquette, cultural norms, societal attitudes towards current issues, and even the modern Korean language and its dialects stem from the traditional thought pattern that originated from this period.
HISTORY
Founding
By the late 14th century, the 400 year-old Goryeo Dynasty established by Wang Geon in 918 was tottering, its foundations collapsing from years of war and de facto occupation from the disintegrating Mongol Empire. Following the wake of the Ming Dynasty , the royal court in Goryeo split into two conflicting factions: the group led by General Yi (supporting the Ming Dynasty) and the camp led by General Choe (standing by the Yuan Dynasty). When a Ming messenger came to Goryeo in 1388 (the 14th year of King U) to demand the return of a significant portion of Goryeo’s northern territory, General Choe seized the chance to argue for the attack of the Liaodong Peninsula (Goryeo claimed to be the successor of the ancient kingdom of Goguryeo; as such, restoring Manchuria as part of Korean territory was part of its foreign policy throughout its history).
Yi was chosen to lead the attack; however, he revolted and swept back to Gaegyeong and initiated a coup d'état, overthrowing King U in favor of his son, King Chang (1388). He later killed King U and his son after a failed restoration and forcibly placed a royal named Yo on the throne (he became King Gongyang). In 1392, Yi dethroned King Gongyang, exiled him to Wonju, and ascended the throne. The Goryeo Dynasty had come to an end after almost 500 years of rule.
In the beginning of his reign, Yi Seonggye, now King Taejo, intended to continue use of the name Goryeo for the country he ruled and simply change the royal line of descent to his own, thus maintaining the façade of continuing the 500 year-old Goryeo tradition. However, after numerous threats of mutiny from the drastically weakened but still influential Gwonmun nobles, who continued to swear allegiance to the remnants of the Goryeo Dynasty, now the demoted Wang clan, and the overall atmosphere in the reformed court that a new dynastic title was needed to signify the change, he declared a new dynasty in 1393 under the name of Joseon (meaning to revive an older dynasty also known as Joseon, founded nearly four thousand years previously) and renamed the country the "Kingdom of Great Joseon". He also moved the capital to Hanyang.
Early Strife
When the new dynasty was promulgated and officially brought into existence, Taejo brought up the issue of which son would be his successor. Although Taejo's fifth son by Queen Sineui, Yi Bang-won, had contributed most to assisting his father's rise to power, he harbored a profound hatred against two of his father's key allies in the court, the prime minister Jeong Do-jeon and Nam Eun. Both sides were fully aware of the mutual animosity that existed between each other and constantly felt threatened. When it became clear that Yi Bang-won was the most worthy successor to the throne, Jeong Do-jeon used his influence on the king to convince him that the wisest choice would be in the son that Taejo loved most, not the son that Taejo felt was best for the kingdom. In 1392, the eighth son of King Taejo (the second son of Queen Sindeok), Grand Prince Uian (Yi Bang-seok) was appointed Prince Royal, or successor to the throne. After the sudden death of the queen, and while King Taejo was still in mourning for his second wife, Jeong Do-jeon conspired to pre-emptively kill Yi Bang-won and his brothers to secure his position in court. In 1398, upon hearing of this plan, Yi Bang-won immediately revolted and raided the palace, killing Jeong Do-jeon, his followers, and the two sons of the late Queen Sindeok. This incident became known as the First Strife of Princes.
Aghast at the fact that his sons were willing to kill each other for the crown, and psychologically exhausted from the death of his second wife, King Taejo immediately crowned his second son Yi Bang-gwa, later King Jeongjong, as the new ruler. One of King Jeongjong's first acts as monarch was to revert the capital to Gaeseong, where he is believed to have been considerably more comfortable. Meanwhile, Yi Bang-won, not in the least discouraged by the fact that his elder brother held the throne, began plotting to be invested as Royal Prince Successor Brother. However, Yi Bang-won's plans were opposed by Taejo's fourth son Yi Bang-gan, who also yearned for power. In 1400, the tensions between Yi Bang-won's faction and Yi Bang-gan's camp escalated into an all-out conflict that came to be known as the Second Strife of Princes. In the aftermath of the struggle, the defeated Yi Bang-gan was exiled to Tosan, while those who urged him to battle against Yi Bang-won were executed. Thoroughly intimidated, King Jeongjong immediately invested Yi Bang-won as heir presumptive and voluntarily abdicated. That same year, Yi Bang-won assumed the throne of Joseon at long last as King Taejong.
Consolidation of Power
In the beginning of Taejong's reign, the Grand King Former, Taejo, refused to relinquish the royal seal that signified the legitimacy of any king's rule. Taejong began to initiate policies he believed would prove his intelligence and right to rule. One of his first acts as king was to abolish the privilege enjoyed by the upper echelons of government and the aristocracy to maintain private armies. His revoking of such rights to field independent forces effectively severed their ability to muster large-scale revolts, and drastically increased the number of men employed in the national military.Taejong's next act as king was to revise the existing legislation concerning the taxation of land ownership and the recording of state of subjects. With the discovery of previously hidden land, national income increased twofold.
In 1399, Taejong had played an influential role in scrapping the Dopyeong Assembly, a council of the old government administration that held a monopoly in court power during the waning years of the Goryeo Dynasty, in favor of the State Council of Joseon, a new branch of central administration that revolved around the king and his edicts. After passing the subject documentation and taxation legislation, King Taejong issued a new decree in which all decisions passed by the Euijeong Department could only come into effect with the approval of the king. This ended the custom of court ministers and advisors in making decisions through debate and negotiations amongst themselves and with the king only as an onlooker, and thus, through the implication of the king in the actual administration of Korea, brought royal power to new heights. Shortly afterward, Taejong also installed a branch of the government, known as the Sinmun Office, to receive cases in which aggrieved subjects felt that they had been exploited or unfair actions had been taken against them by government officials or aristocrats.
In August of 1418, following Taejong's abdication two months earlier, Sejong ascended the throne. In May of 1419, King Sejong, under the advice and guidance of his father Taejong, embarked upon the Gihae Eastern Expedition to remove the nuisance of Japanese pirates who had been operating out of Tsushima. In September of 1419 the Daimyo of Tsushima, Sadamori, capitulated to the Joseon court. In 1443, The Treaty of Gyehae was signed , in which the Daimyo of Tsushima recognized and obeyed the suzerainty of the King of Joseon; in return, the Joseon court rewarded the Sō clan preferential rights regarding trade between Japan and Korea.
On the northern border, Sejong established four forts and six posts (hangul: 사군육진 hanja: 四郡六鎭) to safeguard his people from the hostile Chinese and Manchurian nomads living in Manchuria. In 1433, Sejong sent Kim Jong-seo (hangul: 김종서, hanja: 金宗瑞), a prominent general, north to destroy the Manchu. Kim's military campaign captured several castles, pushed north, and restored Korean territory, roughly the present-day border between North Korea and China.
During the rule of Sejong, Korea saw technological advances in natural science, Agriculture,literature, traditional medicine etc. Because of his success, Sejong was credited the title "King Sejong the Great of Joseon". The most remembered contribution of King Sejong is the creation of Hangeul (the Korean alphabet) in 1443. Everyday written use of Hanja and Hanmun eventually came to end slowly in the latter half of the 20th century.
Early Japanese Invasions
Throughout Korean history, there were frequent pirates attacks on both the sea and land. The only purpose for the Koreans running a navy was to secure the maritime trade against the Wokou pirates. The Korean navy maintained superiority over the pirates by using an advanced form of gunpowder technologies (i.e. cannons, fire arrows in form of Singijeon deployed by Hwacha, etc.).
During the Japanese invasions of Korea (1592–1598), Japanese warlord Toyotomi Hideyoshi, ambitioning the conquest of Ming China with Portuguese guns, invaded Korea with his daimyō and their troops in 1592 and 1597. Factional division in the Joseon court, inability to assess Japanese military capability, and failed attempts at diplomacy led to poor preparation on Joseon's part. The use of European firearms by the Japanese left most of the southern peninsula occupied within months, with both Pyongyang and Hanseong (present-day Seoul) captured. According to the Annals of Joseon Dynasty, the Japanese were joined by rebelling Korean slaves, who burned down the palace of Gyeongbokgung and its storehouse of slave records.
Local resistance, however, slowed down the Japanese advance and decisive naval victories by Admiral Yi Sun-sin left control over sea routes in Korean hands, severely hampering Japanese supply lines. Furthermore, Ming China intervened on the side of the Koreans, sending a large force in 1593 which pushed back the Japanese together with the Koreans. During the war, Koreans developed powerful firearms and high-quality gunpowder and the Turtle ships. The Joseon and Ming forces defeated the Japanese at a deep price. Following the war, relations between Korea and Japan had been completely suspended.
Manchu Invasions
After the war, the Korean Kingdom became increasingly isolationist. Its rulers sought to limit contact with foreign countries. In addition, the Ming Dynasty was weakened, partly because of the war in Korea against Japan, which led to the establishment of the new Qing Dynasty. The Koreans decided to build tighter borders, exert more controls over inter-border traffic, and wait out the initial turbulence of the Manchu overthrow of the Ming.
Korea suffered from two invasions by the Manchus, in 1627 (see the First Manchu invasion of Korea) and 1637 (see the Second Manchu invasion of Korea). Korea surrendered to the Manchus and agreed to pay tribute to the new Qing dynasty emperors as a Qing dynasty's protectorate, which at this time involved two way trade missions with China. The Qing rulers adopted a foreign policy to avoid the creation of foreign trading enclaves on Chinese soil. This policy limited the presence of the traditional entrepot of the foreign hongs to Macau. These entrepot handled the significant trade of Chinese silks for foreign silver. This arrangement relegated foreign trade to the southern provinces of China, leaving the more unstable northern region under careful regulation and limiting the influence of foreigners. This decision affected Korea since China was Korea's main trading partner.
Late Joseon Period
After invasions from Manchuria, Joseon experienced a nearly 200-year period of peace. King Yeongjo and King Jeongjo led a new renaissance of the Joseon dynasty. King Sukjong and his son King Yeongjo tried to solve the problems resulting from faction politics. Tangpyeong's policy was to effectively freeze the parties' disputes. Yeongjo's grandson, King Jeongjo made various reforms throughout his reign, notably establishing Kyujanggak, an imperial library. However, its purpose was to improve the cultural and political position of Joseon and to recruit gifted officers to run the nation. King Jeongjo also spearheaded bold new social initiatives, opening government positions to those who would have previously been barred because of their social status. King Jeongjo had the support of the many Silhak scholars, and in addition the Silhak scholars supported Jeongjo's regal power. King Jeongjo's reign also saw the further growth and development of Joseon's popular culture.
In 1863 King Gojong took the throne. His father, Regent Heungseon Daewongun, ruled for him until Gojong reached adulthood. During the mid 1860s he was the main proponent of isolationism and the instrument of the persecution of native and foreign Catholics, a policy that led directly to the French Campaign against Korea, 1866. The early years of his rule also witnessed a large effort to restore the largely dilapidated Gyeongbok Palace, the seat of royal authority. During Heungseon Daewongun's reign, faction politics and power wielded by the Andong Kim clan completely disappeared.
In 1873, King Gojong announced his direct royal rule. With the subsequent retirement of Heungseon Daewongun, the to-be Queen Min (later called Empress Myeongseong) gained complete control over her court, placing her family in high court positions.
Decline
In the 19th century tensions mounted between Qing China and Japan, culminating in the First Sino-Japanese War (1894–1895). Much of this war was fought on the Korean peninsula. Japan, after the Meiji Restoration, acquired Western military technology, had forced Joseon to sign the Treaty of Ganghwa in 1876.
Many Koreans despised Japanese and foreign influences over their land and the corrupt oppressive rule of the Joseon Dynasty. On January 11, 1894, by peasant leader Jeon Bong-jun defeated the government forces at the battle of Go-bu, after the battle Jo's properties were handed out to the peasants. Meantime, the Joseon government army attacked Jeonju and both the Joseon government and the peasant army concluded an agreement. However the urgent Joseon government asked the Chinese Qing Dynasty government for assistance in ending the revolt. After notifying the Japanese in accordance with the Convention of Tientsin Qing sent troops into Korea. It was the catalyst for the First Sino-Japanese War.
The empress had attempted to counter Japanese interference in Korea and was considering turning to Russia or China for support. In 1895, Empress Myeongseong (referred to as "Queen Min") was directly assassinated by Japanese agents. The Japanese minister to Korea, Miura Goro orchestrated the plot against her. A group of Japanese agents along with Hullyeondae Army entered the Royal palace in Seoul, which was under Japanese and Empress Myeongseong was killed and her body desecrated in the North wing of the palace.
The Chinese defeat in the 1894 war led to the Treaty of Shimonoseki between China and Japan, which officially guaranteed Korea's independence from China. It was a step for Japan to hold regional hegemony in Korea. The Joseon court, pressured by encroachment from larger powers, felt the need to reinforce national integrity and declared the Korean Empire in 1897. Emperor Gojong assumed the title of Emperor in order to assert Korea's independence. In addition, other foreign powers were sought for military technology, especially Russia, to fend off the Japanese. Technically, 1897 marks the end of the Joseon period, as the official name of the empire was changed; however the Joseon Dynasty would still reign, albeit perturbed by Japanese interventions.
In a complicated series of manoeuvres and counter-manoeuvres, Japan pushed back the Russian fleet at the Battle of Port Arthur in 1905. With the conclusion of the 1904–1905 Russo-Japanese War with the Treaty of Portsmouth, the way was open for Japan to take control of Korea. After the signing of the Protectorate Treaty in 1905, Korea became a protectorate of Japan. Itō Hirobumi was the first Resident-General of Korea, although he was assassinated by Korean independence activist An Jung-geun in 1909 at the train station at Harbin.In 1910, Although Many Koreans opposed the annexation, Japanese Empire annexed Korea by force.
Joseon (Temmuz 1392 - Agustos 1910), Taejo Yi Seong-gye tarafından kurulmuş, modern Kore'nin bulunduğu yerde yaklaşık beş yüzyıl boyunca hüküm sürmüş bağımsız bir devletti. Goryeo Krallığı'nın yenilmesi sonucunda bugün Kuzey Kore sınırları içinde yer alan Kaesong sehrinde kurulmuştu. İlk başlarda Kore, yeniden adlandırılmış ve baskent, günümüzdeki Seul'e taşınmıştır. Krallığın doğal sınırları en kuzeydeki Amnok ve Duman nehirlerine kadar genislemiştir. Joseon, Kore tarihinde son krallık ve daha sonraları imparatorluk olarak yer almıştır. En uzun Konfüçyüsçü hükümdarlığın yasandığı hanedanlıktır. 1897'de Kore İmparatorluğu'nun ilan edilmesiyle hanedanlık 1910'daki Japon İsgali ile son bulmuştur.
Becerikli askeri stratejist olan ve aslında Japon korsanların (Wokou)' yarımadaya, Yi Seong-gye'ye veya Kral Taejo'ya karşı yagma girişiminde bulunanları geri püskürterek kendini gösteren Jeonju Boyu'ndan Yi, Goryeo Kralı Woo'ya karşı askeri bir darbe yapmış ve onu tahttan indirdikten iki yıl sonra Goryeo Kralı Gongyang'ı zehirlemiştir. Akabinde tahta çıkmıştır. 1394'te baskenti Gaegyong (Günümüzdeki Gaeseong)'dan Hangseong (Günümüzdeki Seul)'a taşımış ve Gyeongbuk Sarayı'nı inşa ettirmiştir.
Kral Taejo'dan itibaren kralların soyunun modern çağa kadar devamlı olarak ataerkil düzen içinde sürmesi sağlanmıştır. Yungheui İmparatoru olan son hükümdar Sunjong, 1910'da mevkisinin başı olarak rütbesini düşürmüştür. Joseon Hanedalığı'nın yaşayan soyu bugün aslında Sunjong'un genç erkek kardeşleri Yeongchinwang (Veliaht Prens Euimin) ve Uichinwang (Prens Ui)'dir.
Saltanat boyunca Joseon, Konfüçyüs idealinin ve öğretilerinin Kore toplumuna yerleştirdi, Çin Kültürü'nü getirip benimsedi ve Klasik Kore kültürü, ticareti, bilimi, edebiyatı ve teknolojisi zirveye ulaştı. Böylece Kore'ye hükmetmeyi mutlak olarak sağladı. Ancak 16. yüzyıl sonu ve 17. yüzyıl başlarında komşuları Japonya ve Qing Hanedanlığı'nın neredeyse yarımadayı istila edecek kadar sık akınları ve en önemlisi Vahşi Krallık olarak bilinmeye başlanan ülkelere izlediği izolasyon politikası hanedanlığı ciddi bir sekilde zayıflattı. Bununla birlikte 18. yüzyılın sonuna gelinirken krallık izolasyon boyunca daha fazla zayıflamaya başladı ve iç sorunlarla, güç savaşlarıyla, uluslararası baskılarla ve içerideki isyanlarla yüz yüze kalan Joseon Hanedanlığı 19. yüzyılın sonunda iyice zayıfladı. 1895 yılında Joseon Hanedanlığı, Japonya'nın zaferiyle sonuçlanan Birinci Çin - Japon Savaşı'nın ardından Shimonoseki Antlaşması'yla Qing Hanedanlığı'ndan bağımmsızlığını belgemek zorundaydı. 1897'den 1910'a kadar Kore, Qing Hanedanlığı'na bağımlılığını geçersiz olduktan sonra resmen Kore İmparatorluğu olarak bilinmeye başladı. Japon İmparatorluğu'nun uygulattığı Japon - Kore İlhak Antlaşması'yla Joseon Hanedanlığı, 1910'da sona erdi.
Joseon, Kore'nin modern yüzüne çok önemli bir miras bıraktı; modern Kore'nin sahip olduğu birçok görgü kuralı, kültürel normlar, güncel sorunlara toplumsal duruş ve hatta modern Kore dili ve diyalektiğinin kökeninin geleneksel düşünce yapısının bir örneği olarak bu dönemde ortaya çıkmıştır.
TARİHİ
Kuruluşu
14. yüzyılın sonlarında 918'de Wang Geon tarafından kurulmuş olan Goryeo Hanedanlığı'nın temelleri, yıllardır süren savaşlar ve parçalanan Moğol İmparatorluğu'nun fiili isgaliyle çöküntüye uğramıştır. Goryeo'nun meşruluğu, saray içinde gittikçe tartışmalı bir sorun oluyordu. Hanedanlık, krallığı yönetmede başarılı olamıyordu; ancak Yuan Hanedanlığı nesliyle yapılan mecburi evlilikler ve çok sayıdaki aile bölümlerinin rekabeti bahane ediliyordu. (Hatta Kral U'nun annesinin halk tabakasından olduğu bilinmektedir, böylece Kral Gongmin'den bu yana soyunda anlaşmazlıklara neden oluyordu). Krallıktaki güçlü aristokratlar, generaller ve hatta başbakanlar, kraliyetin kayırmalar yaparak yönetime hakim olmalarına karşı mücadele ettiler, sonuçta bu durum birçok faktör arasında ciddi fikir ayrılıklarına neden oluyordu. Sürekli artan sayıdaki Japon korsan (Wokou) akınları ve Kızıl Türban İsyanı'yla kraliyet sarayına egemen olmak için gelen reform yanlısı Sinjin aristokrasisiyle muhalif Gwonmun aristokrasinin yönetim mücadelesi yanında; aslında yabancı tehditleri geri püskürten, Yi Seong-gye adındaki yetenekli general ve rakibi Cheo Yeong'du.
Hongwu İmparatoru Zhu Yuanzhang'ın yönetimindeki Ming Hanedanlığı'nın ardından Goryeo; General Yi'nin liderlik ettiği grup (Ming Hanedanlığı'nı destekleyenler) ve General Choe'nin ordugâh grubu (Yuan Hanedanlığı'nı destekleyenler) olarak ikiye ayrıldı. 1388'de Ming'den bir ulak Goryeo'ya geldiğinde (14. yüzyıl Kral U dönemi) Goryeo'nun kuzeyindeki toprağının önemli bir bölümünü geri istedi. General Choe, Liaodong Yarımadası'nın istilasını kanıtlamak için bir sans yakalamıştı. (Goryeo, eski krallık Goguryeo'nun halefi olduğunu iddia etmişti, bu şekilde tarih boyunca Kore'nin bir bölümü olan Mançurya'nın iadesi dış politikanın bir parçasıydı). İsyanı yönetmesi için seçilen Yi'ye sadakatle karşı çıkıldı; ancak Yalu Nehri'ndeki Wuihwa Adası'nda isyan etti ve Goryeo'nun başkenti Gaegyeong (bugünki Gaeseong)'a giderek Kral U'yu oğlu Kral Chang'ın (1388) yardımıyla başlattığı darbeyle General Choe ve yandalarını kurtardı. Krallığının adını zorla Yo olarak değistirdikten sonra Kral U ve oğlunu öldürdü (Bu olaydan sonra Kral Gongyang oldu). Dolaylı yoldan kraliyet sarayını kukla kralla elinde tuttu. Yi, o süre içinde kendisinin Sinjin aristokrasisiyle Jeong Do-jon ve Jo Jun olarak dostluğunu ilerletti. Yaptığı ilk işlerden birisi Gwajeon Yasası'ndan fiili olarak Goryeo'nun başkomutanlığını geçirerek toprak zenginlerinin ve muhafazakar Gwonmun aristokratların topraklarına el koyup Sinjin kampında Yi'nin destekleyicileri arasında paylaştırdı. 1392'de (Kral Gongyang'ın 4. yılında), Yi'nin beşinci oğlu Yi Bang-won, Jeong Mong-ju adındaki eski hanedanlığı destekleyen önemli bir aristokratı kendi tarafina çekerek yeni saltanata bağlılık yemini etti ve Jo Yeong-gyu'nun da dahil olduğu beş suikastçiyle Gaegyeong yakınındaki Seonjouk Köprüsü'nde öldürdü. Böylece Yi Seonggye'nin yönetiminden bir kişiyi eksiltmiş oldu. Aynı yil Yi, Kral Gongyang'i tahttan indirerek Wonju'ya sürgüne gönderdi ve tahta çıktı. Yaklaşık 500 yıldır hüküm süren Goryeo Hanedanlığı sona ermiş oldu.
İlk Anlasmazlıklar
Kral Taejo'nun, oğullarını doğuran iki eşi vardı. İlk eşi Kraliçe Sinui, Goryeo'yu devirme girişiminde bulunarak kendisinden önce ölmüş ancak; 6 erkek evlat dünyaya getirmişti. Taejo'ya 2 erkek evlat veren diğer eşi Kraliçe Sindeok da tahta yükselmeye çalışmıştı. Yeni hanedanlık resmen kurulduğu ve ilan edildiği zaman Taejo, halefi olacak oğlunu yetiştirmişti. Bununla beraber Taejo'nun Kraliçe Sineui'den olan beşinci oğlu Yi Bang-won, babasının yükselişine en çok katkıda bulunmuş; aynı zamanda babasının saraydaki iki dostu olan Başbakan Jeong Do-jeon ve Nam Eun'a karşı derin bir kin barındırmaktaydı. Her iki taraf aralarındaki ortak düşmanlıklarının farkındaydı. Yi Bang-won'un tahtı en çok hak eden halef olması açığa çıkınca Jeong Do-jeon kral üzerindeki nüfusunu kullanarak Kral Taejo'nun en çok sevdiği diğer oğlunun halef olmasının en akıllıca seçim olacağı konusunda kralı ikna etti. 1392'de Kral Taejo'nun sekizinci oğlu (Kraliçe Sindeok'tan ikinci oğlu), Büyük Prens Uian (Yi Bang-seok)'in Kraliyet Prensi, Halef olması kararlaştırıldı. Kraliçenin ani ölümü ve Kral Taejo'nun ikinci eşinin yasını tuttuğu sırada, Jeong Do-jeon saraydaki yerini sağlamlaştırmak için Yi Bang-won ve kardeşlerini öldürmek için komplo kurdu. Bu planın duyulması üzerine Yi Bang-won 1398'de isyan çıkararak sarayı bastı. Jeong Do-jeon ile onun yandaşlarıyla beraber Kraliçe Sindeok'un iki oğlunu öldürdü. Bu olay Prenslerin İlk Çekismesi olarak bilinmeye başlandı.
Oğullarının veliaht olabilmek için birbirlerini öldürmeleri ve ikinci eşinin ölümü Kral Taejo'yu psikolojik olarak bitkin düşürmesinden dolayı tacını, Kral Jeongjong olan ikinci oğlu Yi Bang-gwa'ya vermiştir. Daha sonra kuzeydeki Hamhung şehrine gitmiştir. Kral Jeongjong'un hükümdar olarak yaptığı ilk işlerden biri çok daha huzurlu olduğuna inandığı Gaeseong'u yeniden başkent yapmaktı. Bu arada Yi Bang-won, az da olsa erkek kardeşinin tahta oturması gerçeğiyle hayal kırıklığına uğradı, Kraliyet Varisi'nin Erkek Kardeii Prens olarak gösterilmeye başlandı. Ancak Taejo'nun güce kavuşmak isteyen dördüncü oğlu Yi Bang-gan, Yi Bang-won'un planlarına karşı çıktı. 1400'deki gerilimde Yi Bang-won'un grubuyla Yi Bang-gan'ın ordugâhının büyük bir savaşı kışkırtması Prenslerin İkinci Çekişmesi olarak bilinmektedir. Bu savaştan sonra yenilen Yi Bang-gan Tosan'a sürgüne gönderilirken, kendisini savasa kışkırtanları Yi Bang-won idam ettirmiştir. İyiden iyiye gözdağı verince, Kral Jeongjong Yi Bang-won'u olası varis olarak yetkilendirerek tahttan çekildi. Aynı yıl, Yi Bang-won uzun bir aradan sonra tahta Kral Taejong olarak çıktı.
Gücün Birleştirilmesi
Taejong'un hükümdarlığınpn başlarında, Önceki Ulu Kral Taejo herhangi bir kralın buyruğunun meşruluğunu ifade eden kraliyet mührünü bırakmayı reddetti. Taejong, zekasını ve dürüstlüğünü kanıtlayacağına inandığı politikalarla ülkeyi yönetmeye başladı. Kral olarak yaptığı ilk işlerden biri hükümetin üst kademedelerindeki kişilerin sürdükleri sefayı ve özel ordular üzerindeki soylular yönetimini durdurmaktı. Bağımsız kuvvetlerin haklarını elinden alarak olası büyük ölçekli ayaklanmaları önlemek amacıyla fiilen dağıtarak güçlerini azalttı ve ulusal ordunun sayısını etkili bir biçimde artırdı. Taejong'un kral olarak diğer yaptığı iş ise, toprak sahiplerinin vergilendirilmesi yasasını yeniden düzenleyip kayıt altına almaktı. Önceleri kapalı toprağın keşfiyle, milli gelir çift kayıtla artırıldı.
1399'da Taejong, Goryeo Hanedanlığı yönetiminin zayıfladığı yıllarda sarayın gücünü kullanarak tekel yarattığı Dopyeong Meclisi'ni dağıtmak için kilit bir rol oynadı ve merkezi yönetimin yeni bir şubesi gibi kralın ve onun emirleri çevresinde olusan Joseon Devlet Konseyi'ni destekledi. Geçen bu belgeleme ve vergilendirme yasasından sonra Kral Taejong, tüm kararların Euijeong Bölümü'nden geçerek kralin kararından sonra yürürlüğe girebileceği yeni bir emir yayınladı. Bu, saray bakanları ve danışmanlarının kendi aralarında tartışıp karar almaları ve kralın sadece bir seyirci olması geleneğini bitirdi ve böylece Kore'nin asıl yönetiminde kraliyet gücünü zirveye yerleştirdi. Kısa bir süre sonra Kral Taejong, hükümet görevlileri veya aristokratlar tarafından sömürüldüklerini ya da adaletsizliklere maruz kalanların haklarını araması için "Sinmun" adında bir hükümet birimini kurdu.
1418 Ağustos'unda Taejong'un tahtı bırakmasından 2 ay önce Sejong tahta çıktı. 1419 Mayıs'ında Kral Sejong, babası Taejong'un tavsisyesi ve yardımıyla Japon korsanları Tsushima'dan temizlemek için Gihae Dogu Seferi'ne koyuldu. Tsushima Daimyo'su (Tsushima Lordu) Sadamori, Joseon sarayına teslim oldu. 1443'te imzalanan Gyehae Antlaşması'yla Tsushima Lordu, Joseon Kralı'nı tanıyıp ona itaat etti. Buna karşılık Joseon sarayı, Sõ kabilesini Japonya ve Kore arasındaki ticaretle ilgili ayrıcalıklı haklar vererek ödüllendirdi.
Sejong, halkını Mançurya'da yaşayan düsman Çinli ve Mançuryalı göçebelerden korumak için kuzey sınırında dört kale ve altı garnizon (hangul: 사군육진 hanja: 四郡六鎭) kurmuştur. 1433'te Sejong, ünlü general Kim Jong-seo'yu Mançuları bozguna uğratması için kuzeye gönderdi. Kim'in askeri seferiyle birkaç kaleyi ele geçirerek kuzeyi bastırdı ve Kore topraklarini asagi yukari bugünkü Kuzey Kore ve Çin sinirini olusturacak sekilde düzenledi.
Sejong'un hükümdarligi boyunca Kore, doga bilimleri, tarim, edebiyat ve geleneksel tip gibi alanlarda teknolojik gelismeleri gördü. Basarilarindan dolayi "Büyük Kral Sejong" olarak sereflendirildi. Kral Sejong'un en büyük katkisi 1443'te Kore alfebesini (Hangeul) yaratmasidir. Hanja ve Hanmun'un günlük yazim olarak kullanilmasi 20. yüzyilin ikinci yarisinda yavas yavas sona erdi.
Ilk Japon Akinlari
Kore tarihinin basindan beri karada ve denizde sik sik korsan saldirilari vardi. Korelilerin tek amaci, Wokou korsanlarina karsi deniz ticaretini emniyete almakti. Kore donanmasi barut teknolojilerinin ileri türde olanlarini korsanlara karsi kullandi.
Japon Akinlari (1592-1598) boyunca Japon yerel diktatör Toyotomi Hideyoshi, Portekiz silahlariyla Çin'in Ming Hanedanligi'ni fethetmenin hirsiyla bölgesel lordlari ve askerleriyle 1592 ve 1597'de Kore'yi istila etti. Joseon sarayindaki ayrilikçi görüsler, Japon askeri yeteneginin degerlendirilmesindeki yetersizlik ve Joseon'un basarisiz diplomasi girisimleri bu sonucu hazirladi. Avrupali silahlarin kullanimiyla Japonlar yarimadanin en güneyini, Pyeongyang ve Hanseong (bugünkü Seul)'la birlikte ele geçirdi. Joseon Hanedanligi Vakayinamesi'ne göre Japonlarin, Koreli asilerle birleserek Gyeongbokgung sarayi ve köle kayitlarinin tutuldugu ambarlari yaktigindan bahsedilmektedir.
Yerel direnislerin Japon ilerleyisini yavaslatmasinin yaninda Amiral Yi Sun-sin'in Japon tedarik hattini siddetle engelleyip sonuç getiren zaferler elde etmesi deniz yollarini Korelilerin eline geçirmistir. Üstelik Ming hanedanligi Koreliler tarafinda yer alarak 1593'te büyük bir kuvvet göndermis ve Korelilerle birlikte Japonlari geri püskürtmüstür. Savas sirasinda Koreliler, güçlü atesli silahlar ile yüksek kaliteli barut ve kaplumbaga gemilerini gelistirmislerdir. Joseon ve Ming kuvvetleri Japonlara agir bir bedel ödetmislerdir. Savastan sonra Kore ve Japonya arasindaki iliskiler bütünüyle askiya alinmistir.
Mançu Akinlari
Savastan sonra Kore kralligi gittikçe izolasyonist olmaya basladi. Hükümdarlari yabanci ülkelerle sinirli iliski içinde olmalari gerektigini gördü. Üstelik Ming Hanedanligi, yeni Qing Hanedanligi'nin kurulusuna götüren Kore'nin Japonya'ya karsi olan savastan dolayi kismen zayifladi. Koreliler karsilikli sinir trafigini daha fazla kontrol etmeyi ve Ming'in yikilisina neden olan Mançu'nun önceden yarattigi kargasayi durdurmak için daha siki sinirlarin kurulmasini kararlastirdi.
Kore, 1627 ve 1637'de Mançular tarafindan iki akina maruz kaldi. Kore, Mançulara teslim oldu ve bu esnada iki yönlü ticaret misyonlarini içermesine ek olarak yeni Qing Hanedanligi imparatorlarina hanedanligin himayesi altindaki bir devlet olarak vergi ödemeyi kabul etti. Qing hükümdarlari Çin topraklarinda yabanci ticaret bölgelerinin kurulmasini geçersiz kilan bir dis politika karari aldi. Bu politika Macau'ya yabanci Canton Fabrikalari'nin geleneksel antrepo varligini sinirladi. Antrepolar yabanci gümüs karsiliginda Çin ipekleri önemli ticaret ürünü olarak kullanildi. Yapilan anlasma yabancilarin nüfuzlarini sinirlayaci daha istikrarsiz kuzey bölgesini özenli bir düzenlemeyle birakarak yabanci ticareti Çin'in güney eyaletlerine sevk etti. Bu karar Kore'nin ana ticari ortagi olan Çin'in olmasindan bu yana Kore'yi etkiledi.
Son Joseon Dönemi
Mançurya'dan gelen akinlardan sonra Joseon yaklasik 200 yil baris dönemi yasadi. Kral Yeongjo ve Kral Jeongjo, Joseon hanedanliginda yeni bir reforma önderlik ettiler. Kral Sukjong ve oglu Kral Yeongjo ayrilikçi politik görüslerden ortaya çikan sonuçlarla problemleri çözmeyi denediler. Tangpyeong'un politikasi ise taraflarin çekismelerini uygulamada dondurmakti. Yeongjo'nun torunu Kral Jeongjo, hükümdarliginin basindan sonuna kadar birçok reform yapti. Özellikle kraliyet kütüphanesi Kyujanggak'i insa etti. Amaci Joseon'un kültürel ve politik durumunu ilerletmek ve ülkeyi yetenekli memurlarla yönetmekti. Kral Jeongjo ayrica yeni sosyal inisiyatiflere öncülük ederek önceden sosyal statüleri yüzünden yasaklanmis olanlara yeni yönetim pozisyonlari açti. Kral Jeongjo'nun birçok Silhak bilginine yardim etmesine ilaveten Silhak bilginleri de Jeongjo'nun kraliyet gücünü desteklemislerdir. Kral Jeongjo'nun saltanati Joseon'un popüler kültürünün kalkinmasini ve daha ileri gelisimini görmüstür.
1863'te Kral Gojong tahta çikmistir. Babasi Kral Naibi Heungseon Daewongun, Gojong'un yetiskinligine erisinceye kadar yerine hükümdarlik etmistir. 1860'larin ortalari süresince, 1866'da dogrudan Kore'ye yapilan Fransiz Seferi'ne karsi izolasyonizm ile yerel ve yabanci Katoliklere zulüm yanlisi bir politikayi temel almisti. Saltanatinin ilk yillarinda saray otoritesinin merkezi olan ve büyük ölçüde köhnelesmis Gyeongbok Sarayi'nin büyük bir çabayla restore edilmesine taniklik etmistir. Heungseon Daewongun'un saltanati boyunca ayrilikçi görüsler ve Andong Kim boyu tarafindan elde edilen güç tamamen ortadan kalkmisti.
1873'te Kral Gojong, kraliyeti dogrudan dogruya yönettigini ilan etmistir. Heungseon Daewongun'un emekliliginden sonra Kraliçe Min (sonralari Imparatoriçe Myeongseong olarak hitap edilen) sarayin kontrolünü elde ederek ailesini yüksek saray mevkilerine yerlestirmistir.
Çöküs
19. yüzyilda Qing Hanedanligi ve Japonya arasinda tirmanan gerilim 1. Çin-Japon Savasi (1894-1895) ile sonuçlandi. Savasin büyük bir kismi Kore yarimadasinda gerçeklesti. Japonya, Meiji Restorasyonu'ndan sonra Bati'nin askeri teknolojisini elde ederek 1876'da Joseon'la Ganghwa Antlasmasi imzalamak zorunda kaldi.
Birçok Koreli, Japonlarla topraklarindaki yabanci etkisini ve Joseon Hanedanligi'nin zalimce yönetimini hor görmüstür. 11 Ocak 1894'te Go-bu savasinda hükümet kuvvetleri köylü lider Jeon Bong-jun tarafindan bozguna ugratildi ve savastan sonra Jo'nun arazileri köylülere dagitildi. Bu arada Joseon yönetimi ordusu Jeonju'ya hücum etti ve Joseon hükümeti ile köylü ordusu anlasma yapti. Bununla birlikte Joseon yönetimi Qing Hanedanligi yönetiminden isyani sona erdirmek için acilen yardim talep etti. Japonlara haber verildikten sonra Tientsin Toplantisi'na göre Qing askerlerini Kore'ye gönderdi. Böylece 1. Çin-Japon Savasi çikmis oldu.
Imparatoriçe Kore'de Japon müdahalesine karsi koymaya kalkisti ve destek aramak için Rusya ya da Çin'e dönmeyi düsünüyordu. 1895'te Imparatoriçe Myeongseong (Kraliçe Min olarak da söz edilir) Japon ajanlar tarafindan öldürüldü. Kore'deki Japon bakan Miura Goro, bu suikasti planlamisti. Hullyeondae Ordusu'yla beraber bir grup Japon ajan da Imparatoriçe Myeongseong'un öldürülüp sarayin kuzey kanadinda bedenini yakildigi ve himayelerindeki Seul'deki Kraliyet sarayina girdi.
1894'te Çin'in yenilgisiyle sonuçlanan savas Çin ile Japonya arasinda Shimonoseki Antlasmasi'yla sonuçlandi ki; bu antlasma Kore'nin Çin'den bagimsizligini da resmen garanti ediyordu. Bu, Japonya'nin Kore'de bölgesel hegemonya kurmasinin bir basamagiydi. Joseon sarayi, daha büyük otoritelerin baskisiyla ulusal bütünlügü yeniden güçlendirmesi gerektigini hissetti ve 1897'de Kore Imparatorlugu'nu ilan etti. Imparator Gojong Kore'nin bagimsizligini göstermek için bu ünvani üstlendi. Üstelik Rusya gibi Japonlari kovan diger yabanci güçler askeri teknolojiyi amaçladi. 1897'de imparatorlugun resmi adinin degismesi Joseon döneminin bitisini gösteriyordu; ancak Japon müdahalesine ragmen Joseon Hanedanligi hala hükümdarlik edecekti.
Karmasik manevralar ve karsi manevralar sirasinda Japonya, 1905'teki Port Arthur Savasi'nda Rus filosunu def etti. 1904-1905 Rus-Japon Savasi, Portsmouth Antlasmasi'yla son buldu ve böylece Japonya'nin Kore'yi ele geçirmesine açik hale geldi. 1905'te Eulsa Antlasmasi'nin imzalanmasindan sonra Kore, Japonya'nin himayesine girdi. 1909'da Harbin'deki tren istasyonunda Kore bagimsizlik gönüllüsü An Jung-geun tarafindan öldürülmesine ragmen Ito Hirobumi Kore'nin ilk yerlesik-generaliydi. 1910'da birçok Koreli istilaya karsi çiktiysa da Japon Imparatorlugu Kore'yi zorla isgal etti.
Kaynak / Source
English
Joseon / 조선
Joseon (July 1392 – August 1910) (also Chosŏn, Choson, Chosun), was a Korean state founded by Taejo Yi Seong-gye that lasted for approximately five centuries. It was founded in the aftermath of the overthrow of the Goryeo Empire at what is today the city of Kaesong. Early on, Korea was retitled and the capital was relocated to modern-day Seoul and the kingdom's northernmost borders were expanded to the natural boundaries at the Amnok and Duman rivers (through the subjugation of the Jurchens). Joseon was the last royal and later imperial dynasty of Korean history. It was the longest ruling Confucian dynasty.
During its reign, Joseon consolidated its absolute rule over Korea, encouraged the entrenchment of Confucian ideals and doctrines in Korean society, imported and adopted Chinese culture, and saw the height of classical Korean culture, trade, science, literature, and technology. However, the dynasty was severely weakened during the late 16th and early 17th centuries, when successive invasions by the neighboring Japan and Qing China virtually overran the peninsula, leading to the kingdom becoming a Qing vassal state (屬國 shuguo) in 1636 and to an increasingly harsh isolationist policy for which the country became known as the Hermit Kingdom. However, whatever power the kingdom recovered during its isolation further waned as the 18th century came to a close, and faced with internal strife, power struggles, international pressure and rebellions at home, the Joseon Dynasty declined rapidly in the late 19th century. In 1895, The Joseon Dynasty was forced to write a document of independence from the Qing Dynasty after the Japanese victory in the First Sino-Japanese War and its peace treaty, the Treaty of Shimonoseki. From 1897 to 1910, Korea was formally known as the Korean Empire to signify a sovereign nation no longer a tributary of the Qing Dynasty. The Joseon Dynasty came to an end in 1910, when the Japan-Korea Annexation Treaty was enforced by the Empire of Japan.
The Joseon's rule has left a substantial legacy on the modern face of Korea; much of modern Korean etiquette, cultural norms, societal attitudes towards current issues, and even the modern Korean language and its dialects stem from the traditional thought pattern that originated from this period.
HISTORY
Founding
By the late 14th century, the 400 year-old Goryeo Dynasty established by Wang Geon in 918 was tottering, its foundations collapsing from years of war and de facto occupation from the disintegrating Mongol Empire. Following the wake of the Ming Dynasty , the royal court in Goryeo split into two conflicting factions: the group led by General Yi (supporting the Ming Dynasty) and the camp led by General Choe (standing by the Yuan Dynasty). When a Ming messenger came to Goryeo in 1388 (the 14th year of King U) to demand the return of a significant portion of Goryeo’s northern territory, General Choe seized the chance to argue for the attack of the Liaodong Peninsula (Goryeo claimed to be the successor of the ancient kingdom of Goguryeo; as such, restoring Manchuria as part of Korean territory was part of its foreign policy throughout its history).
Yi was chosen to lead the attack; however, he revolted and swept back to Gaegyeong and initiated a coup d'état, overthrowing King U in favor of his son, King Chang (1388). He later killed King U and his son after a failed restoration and forcibly placed a royal named Yo on the throne (he became King Gongyang). In 1392, Yi dethroned King Gongyang, exiled him to Wonju, and ascended the throne. The Goryeo Dynasty had come to an end after almost 500 years of rule.
In the beginning of his reign, Yi Seonggye, now King Taejo, intended to continue use of the name Goryeo for the country he ruled and simply change the royal line of descent to his own, thus maintaining the façade of continuing the 500 year-old Goryeo tradition. However, after numerous threats of mutiny from the drastically weakened but still influential Gwonmun nobles, who continued to swear allegiance to the remnants of the Goryeo Dynasty, now the demoted Wang clan, and the overall atmosphere in the reformed court that a new dynastic title was needed to signify the change, he declared a new dynasty in 1393 under the name of Joseon (meaning to revive an older dynasty also known as Joseon, founded nearly four thousand years previously) and renamed the country the "Kingdom of Great Joseon". He also moved the capital to Hanyang.
Early Strife
When the new dynasty was promulgated and officially brought into existence, Taejo brought up the issue of which son would be his successor. Although Taejo's fifth son by Queen Sineui, Yi Bang-won, had contributed most to assisting his father's rise to power, he harbored a profound hatred against two of his father's key allies in the court, the prime minister Jeong Do-jeon and Nam Eun. Both sides were fully aware of the mutual animosity that existed between each other and constantly felt threatened. When it became clear that Yi Bang-won was the most worthy successor to the throne, Jeong Do-jeon used his influence on the king to convince him that the wisest choice would be in the son that Taejo loved most, not the son that Taejo felt was best for the kingdom. In 1392, the eighth son of King Taejo (the second son of Queen Sindeok), Grand Prince Uian (Yi Bang-seok) was appointed Prince Royal, or successor to the throne. After the sudden death of the queen, and while King Taejo was still in mourning for his second wife, Jeong Do-jeon conspired to pre-emptively kill Yi Bang-won and his brothers to secure his position in court. In 1398, upon hearing of this plan, Yi Bang-won immediately revolted and raided the palace, killing Jeong Do-jeon, his followers, and the two sons of the late Queen Sindeok. This incident became known as the First Strife of Princes.
Aghast at the fact that his sons were willing to kill each other for the crown, and psychologically exhausted from the death of his second wife, King Taejo immediately crowned his second son Yi Bang-gwa, later King Jeongjong, as the new ruler. One of King Jeongjong's first acts as monarch was to revert the capital to Gaeseong, where he is believed to have been considerably more comfortable. Meanwhile, Yi Bang-won, not in the least discouraged by the fact that his elder brother held the throne, began plotting to be invested as Royal Prince Successor Brother. However, Yi Bang-won's plans were opposed by Taejo's fourth son Yi Bang-gan, who also yearned for power. In 1400, the tensions between Yi Bang-won's faction and Yi Bang-gan's camp escalated into an all-out conflict that came to be known as the Second Strife of Princes. In the aftermath of the struggle, the defeated Yi Bang-gan was exiled to Tosan, while those who urged him to battle against Yi Bang-won were executed. Thoroughly intimidated, King Jeongjong immediately invested Yi Bang-won as heir presumptive and voluntarily abdicated. That same year, Yi Bang-won assumed the throne of Joseon at long last as King Taejong.
Consolidation of Power
In the beginning of Taejong's reign, the Grand King Former, Taejo, refused to relinquish the royal seal that signified the legitimacy of any king's rule. Taejong began to initiate policies he believed would prove his intelligence and right to rule. One of his first acts as king was to abolish the privilege enjoyed by the upper echelons of government and the aristocracy to maintain private armies. His revoking of such rights to field independent forces effectively severed their ability to muster large-scale revolts, and drastically increased the number of men employed in the national military.Taejong's next act as king was to revise the existing legislation concerning the taxation of land ownership and the recording of state of subjects. With the discovery of previously hidden land, national income increased twofold.
In 1399, Taejong had played an influential role in scrapping the Dopyeong Assembly, a council of the old government administration that held a monopoly in court power during the waning years of the Goryeo Dynasty, in favor of the State Council of Joseon, a new branch of central administration that revolved around the king and his edicts. After passing the subject documentation and taxation legislation, King Taejong issued a new decree in which all decisions passed by the Euijeong Department could only come into effect with the approval of the king. This ended the custom of court ministers and advisors in making decisions through debate and negotiations amongst themselves and with the king only as an onlooker, and thus, through the implication of the king in the actual administration of Korea, brought royal power to new heights. Shortly afterward, Taejong also installed a branch of the government, known as the Sinmun Office, to receive cases in which aggrieved subjects felt that they had been exploited or unfair actions had been taken against them by government officials or aristocrats.
In August of 1418, following Taejong's abdication two months earlier, Sejong ascended the throne. In May of 1419, King Sejong, under the advice and guidance of his father Taejong, embarked upon the Gihae Eastern Expedition to remove the nuisance of Japanese pirates who had been operating out of Tsushima. In September of 1419 the Daimyo of Tsushima, Sadamori, capitulated to the Joseon court. In 1443, The Treaty of Gyehae was signed , in which the Daimyo of Tsushima recognized and obeyed the suzerainty of the King of Joseon; in return, the Joseon court rewarded the Sō clan preferential rights regarding trade between Japan and Korea.
On the northern border, Sejong established four forts and six posts (hangul: 사군육진 hanja: 四郡六鎭) to safeguard his people from the hostile Chinese and Manchurian nomads living in Manchuria. In 1433, Sejong sent Kim Jong-seo (hangul: 김종서, hanja: 金宗瑞), a prominent general, north to destroy the Manchu. Kim's military campaign captured several castles, pushed north, and restored Korean territory, roughly the present-day border between North Korea and China.
During the rule of Sejong, Korea saw technological advances in natural science, Agriculture,literature, traditional medicine etc. Because of his success, Sejong was credited the title "King Sejong the Great of Joseon". The most remembered contribution of King Sejong is the creation of Hangeul (the Korean alphabet) in 1443. Everyday written use of Hanja and Hanmun eventually came to end slowly in the latter half of the 20th century.
Early Japanese Invasions
Throughout Korean history, there were frequent pirates attacks on both the sea and land. The only purpose for the Koreans running a navy was to secure the maritime trade against the Wokou pirates. The Korean navy maintained superiority over the pirates by using an advanced form of gunpowder technologies (i.e. cannons, fire arrows in form of Singijeon deployed by Hwacha, etc.).
During the Japanese invasions of Korea (1592–1598), Japanese warlord Toyotomi Hideyoshi, ambitioning the conquest of Ming China with Portuguese guns, invaded Korea with his daimyō and their troops in 1592 and 1597. Factional division in the Joseon court, inability to assess Japanese military capability, and failed attempts at diplomacy led to poor preparation on Joseon's part. The use of European firearms by the Japanese left most of the southern peninsula occupied within months, with both Pyongyang and Hanseong (present-day Seoul) captured. According to the Annals of Joseon Dynasty, the Japanese were joined by rebelling Korean slaves, who burned down the palace of Gyeongbokgung and its storehouse of slave records.
Local resistance, however, slowed down the Japanese advance and decisive naval victories by Admiral Yi Sun-sin left control over sea routes in Korean hands, severely hampering Japanese supply lines. Furthermore, Ming China intervened on the side of the Koreans, sending a large force in 1593 which pushed back the Japanese together with the Koreans. During the war, Koreans developed powerful firearms and high-quality gunpowder and the Turtle ships. The Joseon and Ming forces defeated the Japanese at a deep price. Following the war, relations between Korea and Japan had been completely suspended.
Manchu Invasions
After the war, the Korean Kingdom became increasingly isolationist. Its rulers sought to limit contact with foreign countries. In addition, the Ming Dynasty was weakened, partly because of the war in Korea against Japan, which led to the establishment of the new Qing Dynasty. The Koreans decided to build tighter borders, exert more controls over inter-border traffic, and wait out the initial turbulence of the Manchu overthrow of the Ming.
Korea suffered from two invasions by the Manchus, in 1627 (see the First Manchu invasion of Korea) and 1637 (see the Second Manchu invasion of Korea). Korea surrendered to the Manchus and agreed to pay tribute to the new Qing dynasty emperors as a Qing dynasty's protectorate, which at this time involved two way trade missions with China. The Qing rulers adopted a foreign policy to avoid the creation of foreign trading enclaves on Chinese soil. This policy limited the presence of the traditional entrepot of the foreign hongs to Macau. These entrepot handled the significant trade of Chinese silks for foreign silver. This arrangement relegated foreign trade to the southern provinces of China, leaving the more unstable northern region under careful regulation and limiting the influence of foreigners. This decision affected Korea since China was Korea's main trading partner.
Late Joseon Period
After invasions from Manchuria, Joseon experienced a nearly 200-year period of peace. King Yeongjo and King Jeongjo led a new renaissance of the Joseon dynasty. King Sukjong and his son King Yeongjo tried to solve the problems resulting from faction politics. Tangpyeong's policy was to effectively freeze the parties' disputes. Yeongjo's grandson, King Jeongjo made various reforms throughout his reign, notably establishing Kyujanggak, an imperial library. However, its purpose was to improve the cultural and political position of Joseon and to recruit gifted officers to run the nation. King Jeongjo also spearheaded bold new social initiatives, opening government positions to those who would have previously been barred because of their social status. King Jeongjo had the support of the many Silhak scholars, and in addition the Silhak scholars supported Jeongjo's regal power. King Jeongjo's reign also saw the further growth and development of Joseon's popular culture.
In 1863 King Gojong took the throne. His father, Regent Heungseon Daewongun, ruled for him until Gojong reached adulthood. During the mid 1860s he was the main proponent of isolationism and the instrument of the persecution of native and foreign Catholics, a policy that led directly to the French Campaign against Korea, 1866. The early years of his rule also witnessed a large effort to restore the largely dilapidated Gyeongbok Palace, the seat of royal authority. During Heungseon Daewongun's reign, faction politics and power wielded by the Andong Kim clan completely disappeared.
In 1873, King Gojong announced his direct royal rule. With the subsequent retirement of Heungseon Daewongun, the to-be Queen Min (later called Empress Myeongseong) gained complete control over her court, placing her family in high court positions.
Decline
In the 19th century tensions mounted between Qing China and Japan, culminating in the First Sino-Japanese War (1894–1895). Much of this war was fought on the Korean peninsula. Japan, after the Meiji Restoration, acquired Western military technology, had forced Joseon to sign the Treaty of Ganghwa in 1876.
Many Koreans despised Japanese and foreign influences over their land and the corrupt oppressive rule of the Joseon Dynasty. On January 11, 1894, by peasant leader Jeon Bong-jun defeated the government forces at the battle of Go-bu, after the battle Jo's properties were handed out to the peasants. Meantime, the Joseon government army attacked Jeonju and both the Joseon government and the peasant army concluded an agreement. However the urgent Joseon government asked the Chinese Qing Dynasty government for assistance in ending the revolt. After notifying the Japanese in accordance with the Convention of Tientsin Qing sent troops into Korea. It was the catalyst for the First Sino-Japanese War.
The empress had attempted to counter Japanese interference in Korea and was considering turning to Russia or China for support. In 1895, Empress Myeongseong (referred to as "Queen Min") was directly assassinated by Japanese agents. The Japanese minister to Korea, Miura Goro orchestrated the plot against her. A group of Japanese agents along with Hullyeondae Army entered the Royal palace in Seoul, which was under Japanese and Empress Myeongseong was killed and her body desecrated in the North wing of the palace.
The Chinese defeat in the 1894 war led to the Treaty of Shimonoseki between China and Japan, which officially guaranteed Korea's independence from China. It was a step for Japan to hold regional hegemony in Korea. The Joseon court, pressured by encroachment from larger powers, felt the need to reinforce national integrity and declared the Korean Empire in 1897. Emperor Gojong assumed the title of Emperor in order to assert Korea's independence. In addition, other foreign powers were sought for military technology, especially Russia, to fend off the Japanese. Technically, 1897 marks the end of the Joseon period, as the official name of the empire was changed; however the Joseon Dynasty would still reign, albeit perturbed by Japanese interventions.
In a complicated series of manoeuvres and counter-manoeuvres, Japan pushed back the Russian fleet at the Battle of Port Arthur in 1905. With the conclusion of the 1904–1905 Russo-Japanese War with the Treaty of Portsmouth, the way was open for Japan to take control of Korea. After the signing of the Protectorate Treaty in 1905, Korea became a protectorate of Japan. Itō Hirobumi was the first Resident-General of Korea, although he was assassinated by Korean independence activist An Jung-geun in 1909 at the train station at Harbin.In 1910, Although Many Koreans opposed the annexation, Japanese Empire annexed Korea by force.